Üye Girişi   Yeni Üyelik
Anasayfa Erkek Hastalıkları Sağlık Haberleri Erkek Ürünleri Erkek Rehberi Doktorunuza Sorun
 
Arkadaşına Gönder
 
Facebook'ta Paylaş
Twitter'da paylaş
 
Kolesterol Gerçeği Tartışılıyor
11.12.2011 - 276 defa okundu.

Kolesterol ilaçlarıyla ilgili tartışma devam ediyor. Kolesterol ilaçlarının gereksiz olduğunu savunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Anabilim Dalları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, Uzman Biyolog Mevlüt Durmuş’un görüşleri şöyle:

“STATİNLER ETKİLİ DEĞİL”


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta; Biri Bizi Hasta Ediyor, Adamın Biri Doktora Gitmiş Gidiş O Gidiş!, Bir İki Üç Tıp, Bu İşte Bir Domuzluk Var!, Kalbime Koy Başını Doktor kitaplarının yazarı:

“Kolesterolü düşürmek için kullanılan statinlerin etkili olmadığını ortaya koyan önemli klinik araştırma ve meta-analizler var. Bunlardan en önemli 5 tanesi şunlar:

BİR:
Statinlerin, kalp damar hastalığı hikâyesi olmayan fakat orta veya yüksek risk grubunda bulunanlardaki etkinliğini belirlemek amacıyla toplam 65.229 kişiyi kapsayan 11 klinik çalışmanın değerlendirildiği meta-analizde ortaya çıkan gerçek şudur: Ortalama olarak 3,7 senelik statin tedavisi tüm sebeplere bağlı ölümlerde bir azalma sağlamamıştır.

İKİ: Statinlerin kalp yetersizliği olanlardaki etkinliğini belirlemek için İtalya’ da 357 kalp ve iç hastalıkları merkezinde yapılan araştırmada günde 10 miligram rosuvastatin alanlarda klinik gidişin değişmediği ortaya çıktı.

ÜÇ:
Statinlerin yüksek kalp-damar hastalığı riskine sahip olan ve diyalize giren hastalardaki etkinliğini belirlemek için düzenlenen ve kan diyalizi yapılan 2.776 hasta üzerindeki milletlerarası bir çalışmada günde 10 miligram rosuvastatinin etkinliği araştırıldı. Ortalama olarak 3,8 sene takip edilen hastalarda ilacın LDL-kolesterolü azaltmasına rağmen ne kalp krizi ve felçlerde ve ne de kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde bir azalma olmadığı ortaya çıktı.

DÖRT: Tip 2 şeker hastalığı olan ve diyalize giren 1.255 hastada yapılan çok merkezli bir çalışmada atorvastatin isimli kolesterol ilacının etkinliği araştırıldı. Dört hafta sonra ilaç alan hastalarda LDL-kolesterolün yüzde 42 oranında, almayanlarda ise yüzde 1,2 oranında azaldığı tespit edildi. 4 sene süreyle takip edilen hastalarda kolesterol düşürücü ilaç alanlarda, kalp krizi ve felçlerde de kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde de plasebo grubuna göre bir farklılık bulunmadı.

BEŞ:
2.410 tip 2 şeker hastasında 10 miligram atorvastatinin kalp damar hastalıklarının önlenmesindeki etkinliği 4 sene süren bir çalışmada araştırıldı. İlaç alan grupta LDL-kolesterol seviyesinin plasebo grubuna kıyasla ortalama olarak yüzde 29 oranında azaldığı belirlendi fakat insüline bağımlı olmayan bu hastalarda statin tedavisinin bir faydası olmadığı ortaya çıktı.

SONUÇ:
Kolesterol düşürücü ilaçların kanda LDL-kolesterolü düşürdüğüne şüphe yok ama gel gelelim ki bu düşüş ne kalp krizlerini ne felçleri ve de bunlara bağlı ölümleri önlemede bir işe yaramıyor. O zaman da insan haklı olarak soruyor. Ne anladım ben bu ilaçlardan?”

“DAMARLARI TIKAYAN ŞEY KAN PIHTISIDIR”


İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Anabilim Dalları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay; Karatay Diyeti ve Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu Sağlık kitaplarının yazarı:


“Kolesterol bir gerçektir. Bütün hayvanların, insanların ve bitkilerin hücrelerinin yapı taşını kolesterol meydana getirir, yani olmazsa olmaz bir gerçektir. Kolesterol bilinenin aksine yağ değildir, kolesterol bir steroid hormondur. Yani vücudumuzun streslere karşı koruyucu olarak fazlaca ürettiği bir hormondur! Örneğin ateşli bir hastalıkta, bakteri ve virüslerle mücadele etmek için akyuvarlar, yani kan lökositleri yükselmektedir. Ateşli hastalığın sebebi lökositler midir? Yoksa mikropları öldürmek için mi lökositlerimiz yükselmiştir?

Kolesterol bakterisittir, yani bakterileri öldürür. Kolesterol virüsittir, yani virüsleri öldürür. Kolesterol beyin hücreleri ve sinir ileti sisteminin olmazsa olmaz temel maddesidir. Öyle ki, beyin hücreleri hayatta kalabilmeleri için kan kolesterolüne bağlı kalmayarak, kendi kolesterollerini üretmek mecburiyetindedirler.

Organizmada stres hormonları, seks hormonları ve de D vitamininin yapı taşları da kolesterolden ibarettir! Örneğin bebekler için en sağlıklı bir besin maddesi anne sütüdür, bebeklerin en hızlı büyüme çağının temel ve tek gıdasıdır. Anne sütünün nerdeyse yüzde 90’ı kolesterol ve omega-3 yağ asidinden oluşur.

Kolesterolün bizatihi kendisi masumdur. Vücutta yanlış giden bir şeyleri tamir etmek için yükselir. Dolayısıyla kolesterolü ilaçla düşürmeye çalışmak anlamsızdır.

Kolesterol damarları tıkamaz. Damarları tıkayarak, kalp krizine ve inmeye neden kolesterol değil kan pıhtısıdır. Kanın pıhtılaşmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi ise insülin hormonudur. Kandaki insülin hormonu yüksekliği kanın pıhtılaşmasını artırmaktadır. Kandaki insülin hormonu yüksekliği trombositlerin birbirine yapışarak tıkaç meydana getirmelerine neden olmaktadır. Kandaki insülin hormonu yüksekliği trombositlerin damar iç yüzeyini kaplayan hücre tabakasına (endotel tabakası) yapışmasını artırmakta, endotel tabakasından damarların genişlemesi için salgılanması gereken nitrik oksit maddesinin salgılanmasını önlemektedir. Kandaki insülin hormonu yüksekliği, ayrıca en kuvvetli sempatik sinir sistemi uyarıcısıdır, yani damarları büzüştürür ve tansiyonu yükseltir.”

“KOLESTEROL İLACI KULLANMAK TAM BİR ABONELİK SİSTEMİDİR”

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Ahmet Aydın:

“Bir yığın araştırma var, kolesterolü ortalamadan düşük olanların başka hastalıklara çok daha fazla yakalandıkları yönünde. Ancak bunları söylemek size ticari açıdan bir şey kazandırmaz, kaybettirir. O yüzden ibre daha çok kolesterol karşıtı kampanya yürütenler lehinde çalışır. Çok büyük bir rant var ortada.

1960`lara 70`lere kadar bu böyle değildi, tıp safiyane amaçlarla yapılıyordu. 40 yıldır ilaç tüketimine dayalı bir anlayış ve sistem geliştiriliyor. İlaç sanayi, hastalığı değil, belirtilerini yok edecek ilaçlara yöneldi. Mesela başınız ağrıyorsa onun gerçek nedenini bilmeyi değil, ağrısını dindiren ilaçlar vermeyi öneriyor tıp. Sebebi bilinip tedavi edilecekken migrenin 50 bin çeşidi üretilir, bunların yüzlerce ilacı çıkar. Hastalar bu ilaçları kullanır, ağrıları yıllarca devam eder. Sanayinin de aradığı budur. Kolesterol ilacı da kullanmak tam bir abonelik sistemidir, 40 yıl kullanırsınız.

Kolesterolün düşürülmesinde kullanılan `statin`ler zararlıdır. Vücudunuzda enerji santralı olan bir maddeyi bu ilaçlar tahrip eder. Bu ilaçları kullananlar zaten halsizlikten şikâyet ederler. Bütünüyle emin değiliz, ama teorik olarak baktığımızda kansere de sebep olma ihtimali var. Diyorlar ki `madem öyle ispat edin`. Asıl siz bu ilacın zararsız olduğunu ispat etmek durumundasınız. Ve bunu ispat etmek için trilyonlar harcamanız gerekir. Kârı olmadığı için de hiçbir firma böyle bir masrafı karşılamaz. İşin kötüsü, devletlerin desteklediği, bağımsız araştırmalar yapan kurumlar kalmadı. Araştırmaların yüzde 90`ı ilaç firmaları tarafından yapılıyor ve tedaviye, önlemeye dönük değil.

Vücutta mikropsuz bir iltihap vardır. Vücut bunu kolesterol ile tamir etmeye çalıştığı için kolesterol oranını yükseltir. Kolesterol tamir materyalidir orada. Bu, bir yangın mahallindeki itfaiyeyi görünce `itfaiye yangın çıkarıyor` demenize benzer. Çünkü bundan büyük paralar kazanılıyor. Tıpta bu kadar ilerleme ve kolesterollü gıdaların tüketiminde büyük bir azalma varken neden koroner kalp rahatsızlıklarında muazzam bir artış var? Meslektaşlarımız bu soruyu yanıtlasınlar.”

“YAŞLILARDA KOLESTEROL DÜZEYİ YÜKSELDİKÇE ÖLÜM ORANI AZALIR”

Uzman Biyolog Mevlüt Durmuş; Kolesterol ve Akıl Oyunları, Manifesto: Çarmıha Gerilen Molekül ve Modern Bilimin Kolesterol Masalları ve Kolesteroldeki Kaos kitaplarının yazarı:

“Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki yaygın bilginin bir masal olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki: Size bir bardak su getirsem ve `içindeki bileşenler zararlıdır` desem tepkiniz muhtemelen sıvının ne olduğunu anlama yönünde olurdu. İçinde ne olabilir, su (H2O) olabilir ya da hidrojen peroksit (H2O2) olabilir ki o da sıvıdır. İlki hayat verir, ikincisi öldürür. Kolesterol konusunda yapılan saçmalık, verdiğim örneğe benzer şekilde, bardakta ne olduğu söylenmeden size sıvının zararlı olduğunun söylenmesidir.

Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki yaygın teoride, teori oluşumunda kurulan yöntem tümüyle yanlış, matematiksel ve mantıksal değil. Her şeyden önce kandaki kolesterol yüksekliği, aşırı hücresel kolesterol üretimine değil, kanda aşırı partikül birikimi (LDL) nedeniyle oluşuyor, böyle bir durumda ilaç (statin) kullanmak tümüyle akıl ve mantıkdışı…

Dünyadaki 8 milyar insanın 45 yaşından sonra en az yüzde 30 ila 40`ında kolesterol (göreceli olarak) yükselmek zorunda. Eğer hücresel kolesterol üretimine dayanmayan, kanda ortaya çıkan bu göreceli kolesterol yüksekliğini bir hastalık olarak gösterip bunu düşük gösterecek ‘statin’ gibi bir alternatif bulacak olursanız, sürekli ve muazzam bir para kazanırsınız. Kardiyologlar yaşlılardaki ölüm oranları ile kolesterol yüksekliği arasındaki ilişkiye girmezler. Çünkü yaşlılarda kandaki kolesterol düzeyi yükseldikçe ölüm oranı azalır, kolesterol düzeyi azaldıkça ölüm oranı artar!

Organizmada bazı moleküller kanda yüksek görünüyorsa bu, bir hastalıkla-bir organla ilişkilidir. Mesela bir enfeksiyonda kandaki lökosit sayınız artar, ateşiniz yükselir. Doktor size `Kandaki lökosit sayınız sizi hasta etti` demez, `Hastalığınızdan dolayı lökosit sayınız arttı` der. Enfeksiyona neden olan bakteriyi verdiği ilaçla öldürür ve lökosit sayısı normale iner. Aynı mantık kolesterol için de geçerlidir. Kolesterolün yüksekliğini organizma içinde hiçbir hastalıkla-organla ilişkilendiremediler. Bu yüzden de doğrudan tek hedef olarak kolesterolü seçtiler.

Oysa mantık çok basit: ‘Homozigot ailesel kolesterol yüksekliğinde’ çocuklara karaciğer nakli yapılıyor ve böylece bu minik insanlar tümüyle kolesterol sorunundan ömür boyu kurtuluyor. Genetik kolesterol yüksekliğine biraz dikkatli bakmayı becerebilseler sorunun aslında kolesterol değil, karaciğer hücreleri olduğunu çok rahat görebilirlerdi.”

« Geri

Diğer Haberler

Prostat Hastalıklarında Artış
Andropoz ve Testosteron
HIV Pozitiflere Özen Gösterilmiyor
Tüp Bebek Merkezi IVI İstanbul açıldı
Erken Boşalmayı Tedavi Eden İlaç Bulundu
Erkek Kök Hücresinden Sperm üretildi
Diyabet 2020 Projesi
Prostat Hastalıkları İçin Kampanya
Türkiye`nin Tansiyonu Ölçüldü
Kalbinizi Koruyun, İçinde Sevdikleriniz Var
Ekmekteki Tuzda Hipertansiyon Riski
Medikal, yeni saatinde izleyicilerle buluşuyor!
Dünya AIDS Günü Renkli Etkinliklere Sahne Oldu
Diyabet Tedavisindeki Gelişmeler
Seyahat Eden İşadamları İçin Sağlıklı Diyet
Solaryum Kanser Nedeni
Sertleşme Sorunu veTedavisi
Babalık Tayini İçin DNA Testleri
Erkeklerde Kısırlık Nedenleri
Erken Boşalma Nedenleri
Prostat Tedavileri ve İdrar Kaçırma
Prostat Büyümesinde Tedavi Seçenekleri
Cinsel Sorunlar ve Ruh Sağlığı
Prostat Kanseri ve Tedavisi
Sağlık Masası HaberTürk`te
Prostat Hastalıklarında Lazer Tedavisi
Erkekte Meme Kanseri!
Sertleşme Sorunu İçin Kampanya
İnmemiş Testis Kısırlık Yapıyor
Spermin Şifreleri Çözüldü
Erkek Erkeğe Sağlık Konuşuyoruz
Prostat İltihabı (Prostatit)
Sorular ve Yanıtlarla Hepatitler...
Sağlık Bakanlığı’ndan Kolestrol Açıklaması
Eczacılar İlaç Fiyatlarına Tepkili
Damgalama Karşıtı Proje Yarışması Sonuçlandı
Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği Kuruldu
Esas Holding, Sağlık Yatırımlarını Medline Çatısında Topluyor
Florence Nightingale`den Obezite Merkezi
Kolesterol Tartışması Sürüyor
Nişantaşı Hospital Açılıyor
Bakan Akdağ`dan Performansa Yanıt
Kolesterol İlaçları Yararsız Mı?
Şizofrenide İşlevsellik Ulusal Uzlaşı Raporu
Erkekler Diyette Kadınlardan Daha Başarılı
Andropoz Sendromu Nedir?
Erkeklere İlginç Sertleşme Testi!
Türkiye`de Diyabette Çözümler
Futbol, Sağlığın Ve Cinselliğin Düşmanı Mı?
Spor, Sağlık Ve Fenerbahçe…
HIV/AIDS İlaçlarında Fiyat Artışı
2 Bin Uzmandan Antalya`da Diyabet Zirvesi
Esra Kazancıbaşı ile Medikal, A Haber`de...
Nöropatik Ağrı İçin Kampanya
Babalar Günü İçin Sağlıklı Hediye Alternatifleri
Aşırı Çalışmak Kalp Krizine Neden Olur Mu?
Baba Olmanın En İdeal Yaşı Nedir?
Jinekomasti Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Erkeklerde Meme Küçültmede Ameliyatsız Yöntem
Kadınlara Özel Bir Dergi: Rengarenk Kırmızı
Medikal’in De Yarıştığı İsmail Cem Ödülleri’nin Ardından…
  Yorum Ekle
  Adım, Soyadım Görünsün   Rumuzum Görünsün
Mesaj :
Güvenlik Kodu :
 
Erkek Rehberi
Cinsel Sorun
Tedavi Merkezleri
Cinsel Terapi
Uzmanları
Prostat Hastalıkları
Tedavi Merkezleri
Tüp Bebek/Kısırlık
Merkezleri
Saç Ekim
Merkezleri
Fitness
Merkezleri
Anket
Sizce sağlıklı bir erkek aşağıdaki özelliklerden en başta hangisine sahip olmalıdır?
Gençlik
Adaleli bir vücut yapısı
Cinsel güç, performans
Ruh sağlığı
Göbeksiz sıkı bir karın
Kırışıksız, canlı bir cilt
Gür ve sağlıklı saçlar

Ankete katılmak için lütfen giriş yapınız. Giriş için tıklayınız.

Anket Sonuçları
Künye | Danışma Kurulu | Üyelik | Reklam | Gizlilik | Yasal Uyarı | İletişim Bilgileri
Copyright © 2009 Sagliklierkek.com | Tüm hakları saklıdır. | Web Tasarım ve Programlama Grimor