HABER: Demet DEMİRKIR
Eczacılar, ilaç alanında yaşanan son gelişmeleri halka anlatmak için bildiri dağıttı. İstanbul`un dört noktasında bildiri dağıtmak üzere bir araya gelen eczacılar, Galatasaray Lisesi önünde, Bakırköy Özgürlük Meydanı`nda, Mecidiyeköy Metro Çıkışı`nda ve Kadıköy İskele Meydanı`nda stantlar kurdular.
”İlaç fiyatları düşüyor ama hastalarımızın ilaca ulaşmak için ceplerinden çıkan para artıyor” mesajının verildiği bildirilerde, hastaların reçetede yazan her ilaç başına fazladan üç lira daha ödeyecekleri belirtildi. Bildirilerde yer alan ifadeler şöyle: “Biz eczacılardan, depodan yüksek fiyata aldığımız ilacı düşük fiyata SGK’ya vermemiz isteniyor. Türkiye genelindeki 24 bin eczane bu şartlar devam ederse kapanmaya mahkum olacak. Alınan kararlar, hastanın cebinden daha çok para çıkmasına ve eczacının zararına çalışmasına neden oluyor. Tıpkı, vergilerin yalnızca ücretli çalışanlardan düzgün toplanması gibi, ilaçta tasarrufun faturası da hastalara ve eczacılara çıkarılıyor. Biz bu durumu kabul etmiyoruz. Böyle giderse binlerce eczane bu zararı kaldıramayarak kapısına kilit vurmak zorunda kalacak.”
HASTANIN ÖDEDİĞİ MİKTAR ARTIYOR
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Kandemirer, ilaçta fiyat indirimine karşı olmadıklarını ancak bunun makul seviyelerde olması gerektiğini belirtti. İlaç üreticilerinin ilacı, maliyetinin altında bir fiyatla satmak durumunda kaldığında, ilaca ulaşmada zorluklar çıktığını vurgulayarak, “SGK’nın son fiyat kararnamesi fiyat tebliğiyle hem fiyatlar düşürüldü hem de devletin istediği iskontolar artırıldı” dedi. Kandemirer şöyle konuştu:
“Birçok ilaçta aldığımız fiyatın altında satış yapmak durumunda kalıyoruz, bunu bir işletme olarak kaldırabilmemiz ya da uzun süre bunu yüklenebilmemiz mümkün değil. Son dönemde kanser ve insülin ilaçlarında sıkıntı yaşanıyor. Bu ilaçların alternatifi olmadığı için hastalar ilaçsız kalabilir yani tedavi olamayabilirler.”
Kandemirer durumu şöyle özetledi: “Hastalar, ilaçlara çok daha fazla farklar ödemek zorunda kalıyorlar, muayene ücretleri günden güne artıyor. Dolayısıyla ilaç ücretleri düşüyor gibi görünse de hastanın tedavisi için ödemek zorunda olduğu miktar artıyor.”
Kandemirer, küçük ölçekli eczanelerin bu koşullar altında çalışmaya devam etmelerinin çok zor olduğunu söyledi. Uygulamaların devam etmesi durumunda ise eczanelerin mecburen kapanacaklarını bildirdi. Bu hizmeti sürdüremeyecek 6 bin eczane olduğunu vurgulayan Kandemirer, bu eczanelerin kapanmasıyla eczacının dört kişilik bir ailesi olduğunu varsayarsak 24 bin kişinin bu karardan etkileneceğini söyledi. İlaç sektöründe de işten çıkarmalar olduğunu belirten Kandemirer, ciddi bir istihdam sorununun baş göstereceğini vurguladı.
HASTALAR İLACA ULAŞAMIYOR
İstanbul Eczacı Odası Genel Sekreteri Hakan Ertem, hastalarda şuanki sıkıntının ilaca ulaşamama olduğunu kaydetti. Ertem, hükümetin ilaç fiyatlarını düşürdüğü, ilaç firmalarının buna ayak uyduramadığı ve arada eczacıların kaldığını belirtti. Hakan Ertem şöyle konuştu:
“İlaç firmalarının hükümetle uzlaşmaları gerekiyor ya da aradaki farkı kendi kaynaklarından karşılamaları gerekiyor. 2005 yılından sonraki tüm fiyat düşüşlerinde eczacılar raf zararlarını tam anlamıyla karşılayamadılar. Geçen yılki düşüşün ardından bir yıl geçmesine rağmen zararların yarısı dahi karşılanamadı. Raf zararları her yıl üzerimizde büyük bir yük. Kamu kurum iskontosunun artırılması sırasında çok büyük sıkıntılar yaşanıyor.”
AVRUPA’NIN EN UCUZ İLAÇ SATAN BİRKAÇ ÜLKESİNDEN BİRİYİZ
2005 yılında devletin, hastanın ilaca ve sağlık kuruluşlarına ulaşmasını kolaylaştırdığını belirten Eczacı Odası Bölge Temsilcisi Selman Cumhur ise, o günden sonra hastaların istediği özel ya da kamu hastanesine gidebildiklerini, istedikleri eczaneden istedikleri ilacı çok rahat bir şekilde temin edebildiklerini yalnız bunun bir de mali boyutu olduğunu söyledi.
İlaç tüketimi ve devletin ödemesinin de yüzde 30 kadar arttığını, bir müddet sonra devletin bunu karşılayamadığını, o nedenle 2005’ten bu yana devamlı ilaç fiyatlarını düşürmeye başladığını kaydetti. Beş yıl önce 40 lira olan ilacın 10 liraya kadar düştüğünü, eczacıların ilaç fiyatlarının düşmesine karşı olmadıklarını aksine ilacın kolay ulaşılabilir olması gerektiğini desteklediklerini vurguladı. Bu düşüşlerin çok fazla olduğunu kaydeden Cumhur, Avrupa’nın en ucuz ilaç satan birkaç ülkesinden biri olduğumuzu söyledi ve şu bilgiyi verdi:
”İlaç sanayinin, ‘ben o fiyata ilaç satamam’ demesi üzerine hükümet, ‘en büyük alıcı benim, fiyatı ben belirlerim’ diyor. Ellerindeki stokları bir aydır zararına satan firmalar da artık bu ilaçları üretmiyor dolayısıyla olay artık düğümlendi.”
340 KALEM İLAÇ PİYASADA YOK
Yaklaşık 340 kalem hayati önem taşıyan ilacın piyasada olmayışına dikkat çeken İstanbul Eczacı Odası Bölge Temsilcisi Eczacı Sevgi Kavak ise 340 kalem ilacı hastaya verirken alış fiyatının yüzde 10’unun altında vermek durumunda kaldıklarını ve bunun hastalar ve eczacılar için büyük sıkıntı olduğunu belirtti. Bu zararı kabul etmeyen eczanelerin bu ilaçları temin etmede ve hastaya vermede sıkıntı yaşadıklarını ve ilaçları veremediklerini bildirdi. Kavak, bu ilaçların ağırlıklı olarak diyabet ilaçları olduğunu ve bu nedenle hastalarla büyük sorunlar yaşadıklarını söyledi. |